Galeri · Azmak kıyısından
Suyun, sofranın,
akşamın izleri.
Olta’nın gün ışığından gece sofrasına uzanan fotoğraf günlüğü.
16 kare · Her karede başka bir ritimTüm kareler: 16 fotoğraf gösteriliyor.
Nehre inen ilk ışık.
Güneş karşı kıyının ardından doğarken Azmak’ın üzerine ince bir sis iner; suyun yüzü bir anlığına altın rengine döner.
Akşam, masaya iner.
Gökyüzü lacivertken mezeler masaya dizilir; begonvil yaprakları örtünün üzerinde, nehir boyunca terasın ışıkları yanmıştır.
Suyun berrak dili.
Gece terasın ışığı suya düşer; Azmak, Olta’nın hemen yanı başında dibindeki yosunlar seçilecek kadar berrak akmaya devam eder.
Günün tezgâhı.
Levrek, çupra, dil ve mevsimin getirdiği ne varsa limonlarla birlikte buzun üzerinde sıralanır. Seçim tabaktan önce burada başlar.
Kalamar, çıtır çıtır.
İnce bir unlamayla kızaran halkalar, yanında ev yapımı tartar ve bir dilim limon. Meze masasının değişmeyeni.
Pencere kenarı.
Uzun masa kurulmuş, bardaklar dizilmiş; camın hemen ötesinde Azmak ve karşı kıyının söğütleri duruyor.
Bütün balık, ateşin üstünde.
Izgaradan tabağa bütün gelir; yanında yalnızca roka, kırmızı soğan ve bir dilim limon. Gerisini balığın kendisi anlatır.
Kıyının sakinleri.
Gün ortasında kıyı kendi sahiplerine kalır. Su, dipteki taşları sayabileceğiniz kadar duru; kazlar ve ördekler o kadar alışkındır.
Huzurlu ortam.
Akşam yemeği sürerken kazlar terasın dibine kadar sokulur; ışık suya vurur, sofra ile nehir aynı sakinliği paylaşır.
Uzun bir kahvaltı.
Zeytin, humus, közlenmiş biber, peynir ve bal; sofra ortadan kurulduğunda kahvaltı tek başına bir öğün olmaktan çıkar.
Ahtapot, közün üstünde.
Ateşte kenarları kararana kadar bekleyen ahtapot, ahşap tahtada roka ve zeytinyağlı sosuyla gelir.
İlk çay.
Beyaz örtü, koyu demlenmiş bir fincan çay ve yanında çilekli bir tabak. Olta’da sabahın acelesi yoktur.
Sonu kahveyle.
Keten örtünün üzerinde bir fincan Türk kahvesi ve yanına bırakılmış tek bir begonvil yaprağı. Sofra böyle kapanır.
Kapıdan içeri.
Taş kemer, turuncu demir işçiliği ve üzerindeki tabela; Akyaka’nın sokağından Olta’nın avlusuna geçtiğiniz eşik burasıdır.
Begonvilli bir sofra.
Pembe begonviller beyaz örtüye dağılır; tabaklar yerini almış, gökyüzü akşamın yumuşak renklerine dönmüştür. Nehir kıyısında sofra hazırdır.
Nehir boyunca ışıklar.
Teras boyunca uzanan lambalar suya yansır; aydınlanan kıyının hemen yanında Azmak akmaya devam eder. Olta’da akşam, nehrin sesiyle uzar.
Suyun serinliğinden mutfağın emeğine,
gün batımından uzun akşam sofralarına uzanan bir Olta seçkisi.
Fotoğraftan sofraya
Bir sonraki kare
sizin masanız olsun.
Akşamınızı paylaşın; masa talebiniz ekip tarafından teyit edildiğinde kesinleşsin.
WhatsApp’tan masa ayırtın